YÜKÜMLÜ HÜKÜMLER
Emeğin Diriliş Hükümleri
I.
Emek, en yüce erektir, emekçi gök konağa direktir,
Mücadele birliği pektir, emekçi eylemiyle direnecektir:
İnsanlığın varlığına göz dikip variyet yığanların vay haline,
Sırat-ı müstakim üstünde, ezdiği halka hesap verecektir.
Milli devlet kalkıp, doğrulup başına çökecektir ol zalimin,
Sömürüyle semirenler, servetlerinin dibine gömülecektir.
Emeğin çalındığı yerde, feryadı bitmez Tanrı’nın da:
Kulak ver, böyle aydınlatıyor Haşr Suresi, kutlu Kuran’da!
II.
Vatan, yoğun emektir, özgür ruhun kök saldığı Cennettir,
Sınıfsız sömürüsüz dünyaya doğru, vatan emeğin can evidir.
Şahlanır orada insan aklı, gönlü, soylu çabası özgürce.
Vadeleri doldu, göz nurunun hasmına bildirmek şart oldu,
İnsana önce vatan gerektir, namuslu emek çatal yürektir.
Diyor ki yeryüzünün erenleri: Çalışmak en büyük ibadetse,
Yaratı kıblesine yasak koyanlar, yanacak ille, bu nettir!
III.
Namus aklın yüreğidir, emeğin, vatanın güvenliğidir,
Emekçinin şanı şerefi, şaşmaz yetkinliği, yüce onurudur:
Zorbalık bir daha zuhur edip, güneşe çıkamayacak,
Küresel döner koltuğun vahşeti sönecek, yerde sürünecek.
Ey Namus, acı duyan dokularının görev emri budur.
Ey cansız maddede dürüstlük, acıma gülleri açan ulu erk:
Kendini feda eden can, vatan uğrunda dökülen kansın,
Kardeşlik, eşitlik, özgürlük ergisiyle insana haksın!
IV.
Ey kutuplardan kutuplara, ulusların kaderini karartanlar,
Birlik ve dayanışma düşmanı, kapitalin kapı kulları,
Dizginleriniz boşanmış, kıyamet gününe koşuyorsunuz:
Emeğin yüce düşünürü Marks, uyarıyor uyuyanları:
Kapitalist, çıkarı için yerküreyi berhava etmek isteyecektir.
Sermaye semerine kurulup, vatanın boynuna ip geçiren,
Şart olsun, düzenbazın dizgini kendi boynuna geçecektir:
Kutlu kitap emridir: Zulüm has demir olsa eritilecektir!
V.
Gladyo katliamcısı diz çökecek, yeraltında yer üstünde:
NATO üsleri kapanacak, Pentagon Atlantik’e gömülecek,
Şehit şerbetleri içildi, serden geçildi, kefenler biçildi.
Kamu hukuku kurulacak, hak arayan hak dağıtan olacak,
Haksız serveti tek eline alanlar kudurarak göçecek:
Gece nasıl erişirse Güneşe, direnişten gidiliyor dirilişe…
Ant içildi, ant içildi, ant içildi! Yarılacak küresel kuşatma:
Ayaklandı millet vicdanı, zincirleri kırıyor halk şafakta!
VI.
Gizli kapalı, resmi belgeler elimizde, sunuyoruz direkten:
Yüzsüz yüzünüze vuruyoruz suçlarınızı, suç tutanaklarınızı.
Devleti, devlet tankının hedefine koyanlar def olacak,
Devrimin mahşerinde, amel defteri amelenin ellerindedir,
Ameli bozuklar devrimin narı cehenneminde yanacak.
Kefeniyle direnen kahraman kadınlarımız aydınlık saçacak:
Akdeniz’den vurulan kılıcın, Atlantik’ten çıkacak ucu,
Amele hakkını alacak, budur devrimin ilahi sonucu!
VII.
Ayağa kalkıyoruz Taksim’de, Ulus meydanlarındayız:
Millici enternasyonalle biz, üretim devrimine gidiyoruz,
Emeğin, Vatanın, Namusun Cennet gezegenindeyiz.
İnsanlık meydan okuyor, sen de meydana çık diyoruz.
Şeytanın kurduğu kukla iktidarlar, örtülü çıkar örgütleri,
Öğütemeyecek sömürü değirmeninde vatanın dirliğini:
Yaşasın 1 Mayıs! Kazanacak yüce emeğin işbirliği!

