DOĞU TABLETLERİ 93. Tablet, Firdevsi

DOĞU TABLETLERİ 93. Tablet, Firdevsi Gel ey şairler şahı, bak hele şu memleketlerin haline, Şu zulüm padişahlarının Küresel Kerbelâ’sına bir bak. Biliriz, Rabbin özünde gizemli görünme eğilimi vardır ki, Gel hele, şu yerlerine, göklerine elden çıkışına bak da, Varlıkların canı nasıl bir cefa altındadır, gör de bize söyle. “Ben gizli bir hazineydim, bilinmek istedim…” sevgiyle, […]

Continue Reading

DOĞU TABLETLERİ – 122. Tablet, Nizamül Mülk

DOĞU TABLETLERİ   122. Tablet, Nizamül Mülk Uslu bir söz halinde çıkıp geldim, ilahi ışığı gördüm, Esirgeyen bağışlayan, yoktan var eden adına… Işığın yok olduğu, alemin kazanda kaynadığı anda. Bir adım vardı, onunla çağırırlardı beni: Veziri hak! Zorlu bir dokunuşla çıkardık kötülüğü demir sehpaya. Selçuklu halısı gibi dokuyup nakışladık siyaseti, Melikşah’ı dik tutacak, serilecek tahtının […]

Continue Reading

ASYA ÇAĞI PORTRELERİ – Gücü Güzel Fedai

ASYA ÇAĞI PORTRELERİ   Gücü Güzel Fedai (Örgütlü iyiliğin, vatana adanmışlığın Fedaisi Hüseyin Yüzügüzel’in devrimci anısına saygıyla.) Doğurdu onu anayurt, sürdü kavganın ortasına, Yunus gülünden, bozkurt sütünden, onurlu Malatya yurdu destanla emzirdi yiğidini, yürüttü, Laleli, sümbüllü bağda doğan fedaiye hayat verdi: Alınan ömür insanlığa adanacak bir emirdi. Aldı eline merdan Ali’nin hak yayını, savaş okunu, […]

Continue Reading

ASYA ÇAĞI PORTRELERİ – Elimi Bırakma

ASYA ÇAĞI PORTRELERİ   Elimi Bırakma (Bütün ömrünü Vatan Savunmasına, emeğin zaferine adayan yoldaşımız İlker Sümerkan’ın devrimci anısına.) Elimi bırakma yoldaşım, bırakırsan düşeriz, Düşlerin boşluğuna savrulur gideriz, tükenir rüyamız. Elimi bırakma sakın, elim elidir kurucu evrenin. Bırakırsan, yeryüzüne çakılıp parçalanır dünyamız, Görevimiz bitmeden dağırılır fedai ruhlarımız. Elimi bırakma, bırakırsan savrulur insanlık, Kan fırtınaları estirir etnik […]

Continue Reading

HACELİ’YE ACİL MEKTUPLAR- 22. MEKTUP

HACELİ’YE ACİL MEKTUPLAR 22. Mektup, Yükselen Asya Cephesine Gel! Gel Haceli, anılardan biraz daha söz edelim, ne dersin? Yürüdüğümüz zor yollara, o acı tablolara bakalım, Geçtiğimiz kavşaklardan, kör açmazlardan konuşalım. Anımsarız elbet bozkurt, aslan postundaki çakalları, Yaşam değil, ölüm oyunu sahneleniyordu can ülkemizde: Gözbebeğimizde, önümüzde, arkamızda, yer altında. Erzurum Gavurboğan’da biz, seninle yürek yüreğe, Kafamızda […]

Continue Reading