Uçkun Geray Türküsü

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ Uçkun Geray Türküsü Siz hiç görmediniz mi onu, Yerlerin uçkunu, göklerin gerayı? Siz hiç görmediniz mi onu, Kavganın bıçkını, erdemin dolunayı? Uçkun Geray uçtu gitti. Tanımaz mıydınız onu, Yağmur getiren ulu poyrazı, Toprağın dilini, halkın veren elini? Ceplerinde çam tohumu taşırdı, Uçkun Geray ekti gitti. Biz tanırdık, diyor kiraz kuşları, Kendini yakıp […]

Continue Reading

Türkan Saylan Türküsü

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ- Türkan Saylan Türküsü Acıyla boy ölçüşen papatya, Tamam, dedi. Tamam, Gidiyorum. Müzik başlayabilir. Dedi ki: İşimi bitirdim, Dağdan suyu getirdim, Yıkadım kardelenleri, Gidiyorum. Sorgu başlayabilir. Canavarı gördüm, Gözleri bulanık, kancası sivri, Elli yıldızı elli akrepti, Atlantik’ten gelmiş, Merdivenleri çıkıp Odama girmiş, Uyuyordum. Kitaplarımı, CD’lerimi kemirdi, Kaldırdı yatak örtülerimi, Alıp gitti mektuplarımı, Bir […]

Continue Reading

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ- Kelepçenin Utancı

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ Kelepçenin Utancı Ben bir kelepçeyim, Sıradan, sadık bir polis kelepçesi. Utanıyorum kelepçeliğimden, bugün, Katilin, kalpazanın değil, Vurdular beni, yurtseverlerin bileklerine. Kelepçe deyip de geçmeyin, Kelepçenin de bir onuru vardır. Akıllı sayılmam, ama aptal da değilim. Adalet adına işe aldılar, Vurdular beni, adaletin ellerine. Ben bir kelepçeyim. Çok çalışmış, çok görmüşüm. Tiksiniyorum kelepçeliğimden, […]

Continue Reading

Derviş İsa yolu

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER Derviş İsa yolu Yürür günü, enine boyuna, giden yolu yan gelir, Avlar gizleneni görmenin, menzil dışında, Getirip sunar, bir sepet içinde türlü meyveler gibi, Kendi bir fotoğraf makinesinin içine gizlenir. Candan ileri, ne sunabilir bize, vardı, verdi zaten. Kimdir, gelir göz hanemize, elleri hünerli biri, O ererdi zaten, beyaz çiçekli, güzel kokulu […]

Continue Reading

Emin Gürses Niçin İçerde?

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ Emin Gürses Niçin İçerde? Emin Gürses niçin içerde? Emin, köylü çocuğudur, ama Londra’da okumuş, Sökmüş karşıdevrimin mekanizmasını kontrol merkezinden. Görmüş hıyanetin ayınını gayınını ve de şeddelisini, Yüksek lisans yapmış yurtseverlik üstüne, Psikolojik savaşın cebirini çözmüş kare kökünden, Millet formülüyle kurmuş devrimin denklemini. Emin Gürses bunun için yatar içerde! İki hoca var. Biri […]

Continue Reading

Ceketi Sırtında Filozof!

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER   Ceketi Sırtında Filozof!   Hadi gidelim, diyorum, yürü gidelim yoldaş Kubi, Yıldızlara yetişiriz demiştin, hadi yetiştir bizi! Hemen, diyor, şu an atak yapıyorum, doru tay gibi. Ne oluyoruz demeden, buğday başakları içinde, Öyle parlak mücevher yıldızlar, ışık burçlarıyla, Birden, alnımızın üstünden geçmeye başlıyor uzay. Bindallı’da oturuyoruz oysa, kare masada hayretle, Resimler, […]

Continue Reading

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ- Celladına oy ver!

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ Celladına oy ver! Celladına oy ver! Celladına oy ver! Durma sakın, celladına oyunu ver, Harami koyunu gibi soyuluver. Celladına oy ver! Celladına oy ver! Celladına toyunu ver, boyunu ver. Vatan, emek, namus boş şeyler bugün, Üç kulaç patiskaya soyunu ver. Celladının azığını ye, kazığına sarıl. Gözlerini kapat, kendini celladına bırak, Celladının ayaklarının […]

Continue Reading

Dokuz Canlı Fedai

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER   Dokuz Canlı Fedai Kurşun yağmuruna tuttular kardeşlik yiğidini, Sırtından dokuz mermi sıktılar, öldü diye bıraktılar, Önüne çıkamayan, gözüne bakamayan korkaklar. Düştü kalktı üç kere, Diyarbakır merkezinde, Ecel bıçağını taşa çaldı, fırlattı attı Dicle nehrine. Dağları taşları, bencil dünyayı geride bıraktı, Yürüdü geçti Sıratı müstakimi, darbeleri ezdi geçti. Tadına bakmadan günün, yürüdü […]

Continue Reading

Yurdumun Çiçeği

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER Yurdumun Çiçeği       (Adanmışlar yolunun erlerinden, Yedi Ateşten geçerken gülebilenlerinden,       bir yol oğlu hayatıyla hem,    üryan gelip üryan gidebilenlerinden           Yurdumun Çiçeği için…) Söylence edilir ki, dünyaya geldiği iklimde, Hastalar iyileşmiş, meyveler yılda iki kez vermiş, Kuşlar, ekinler neşelenmiş, yeryüzü şenlenmiş, Kimsesizler […]

Continue Reading