FİLİSTİN AĞITLARI- On Dördüncü Ağıt, Ziyad’ı da Öldürdüler

FİLİSTİN AĞITLARI On Dördüncü Ağıt, Ziyad’ı da Öldürdüler (Binlerce Sami davulu işgal edilen topraklara yürür… Gök gürültüsü ve şimşeklerin ışığında “Yemin Marşı”nı çalar! Dağlar taşlar koroya katılır.) Firavun’un işi değil bu, uzun kara bir lanet: Tevrat’ı koklayarak hedef gösteren köpek, Nano teknoloji kullanabilen bir kalorifer böceği. Kitle kırım silahının başına oturtulmuş. Süleyman’ın mezarına kurmuş mancınığı. […]

Continue Reading

FİLİSTİN AĞITLARI- On İkinci Ağıt, Dört Peygamber Kurtaramaz

FİLİSTİN AĞITLARI On İkinci Ağıt, Dört Peygamber Kurtaramaz (İlahi korosu Mescidi Aksa’nın Esad kapısından girer, taş avluda yere bağdaş kurup oturur: Dokuz Ney, on dokuz Flüt, on iki Şofar ve topraktan otuz sekiz kadın Darbukası açılış yapar. Ardından bronz Selselim zilleri takip eder.”Yüce İnsanlık” bestesinin sesi Filistin’in bahçelerinde perdelenir.) Dört peygamber kurtaramaz umutsuzu, Umurlarında bile […]

Continue Reading

FİLİSTİN AĞITLARI- Sekizinci Ağıt, Beyrut Kasabı

FİLİSTİN AĞITLARI Sekizinci Ağıt, Beyrut Kasabı (Gururlu, fakat acılı bir ney, derin iç çekmelerle bombalanmış sokağın başında görünür. İri kara gözlü, küçük mandolin hıçkırarak dokuz adım geriden gelir. Yerden bir karış havada yürürler…) Hangi Rab güç verdi koluna Şaron’un Seksen iki yılının durulmuş Beyrut sabahında, Seher yelinin gül rayihası estiği vakit, Ceset kokusu doğrudan evlerimize […]

Continue Reading

FİLİSTİN AĞITLARI- Dokuzuncu Ağıt, Özgürlük için ölebilmek

FİLİSTİN AĞITLARI Dokuzuncu Ağıt, Özgürlük için ölebilmek (Arka arkaya yürüyen sekiz kutsal ney ile Gazze doğumlu küçük kemanın peşinden ruhları titreten sesiyle çocuklar korosu öne çıkar.) Göksel ataların torunlarındandı çocuk. Diyorlar, pek güzeldi sesi, havayı ezgilerde, Söylerdi evinin bahçesinde, eskiden beri. Hele yüzünü Şeria’dan aşağı çevirdiğinde, Elini kulağına atıp da isyanlanınca hele. Ne şiddet, ne […]

Continue Reading

FİLİSTİN AĞITLARI- Yedinci Ağıt, Feda olsun

  FİLİSTİN AĞITLARI 7. Ağıt, İnsanlığın Kurtuluşuna Feda Olsun (Nahr-el Bared Filistin kampının kapısında divan bağlama açış yapar. Arkasından dumrul davul gürleyerek söze girer ve elbette yürekli bir klarnet destek verir.) Kimse övünmesin yiğitliğiyle, ya sultan ya şah ise, Bir nice savaşlarda, nice baş aldım diyen, her kimse. Övünmesin gözü pekliğiyle peşinen, benim diye, Meydan […]

Continue Reading

FİLİSTİN AĞITLARI- Beşinci Ağıt, Hançerin Ağzı

FİLİSTİN AĞITLARI Beşinci Ağıt, Hançerin Ağzı (Mindere oturur gibi, yıkıntılar içinde bir köşe taşına bağdaş kurup oturan bir Şaman bağlama. Bağlama der ki: Dünya dünya dedikleri, nedir ki, başı sonu kanlı Cenin.) Cenk için kuvvetle kuşatılan Soyun başbuğu nerede? Vurup, ayakları altına çökerten, O kavmin Allah’ı nerede? Her canlı ölür, öleceğiz hepimiz, Ama hangi gün, […]

Continue Reading

FİLİSTİN AĞITLARI- Dördüncü Ağıt, Ağlama Ey Tanrıça

  FİLİSTİN AĞITLARI Dördüncü Ağıt, Ağlama Ey Tanrıça (Cenin kentinin, katliam için kapatılıp yirmi gün sonra açıldığının ilk sabahı. Toprağa, taşa karışmış ev eşyaları, kopmuş insan organları, öpüşler ve şehadetler arasında büyük bir Kudüs Davulu…) Hakk ettim alın yazısını Filistin’in. Gelip okuyun, Muhammed mescidinin mihrabında, İsa kilisesinin kutsal haçında, ağır çanında… Okuyun, burada, Musa mabedinin […]

Continue Reading

DOĞU TABLETLERİ- Birinci Tablet, Uygarlar

DOĞU TABLETLERİ Birinci Tablet, Uygarlar Bastırılınca, Dicle güneşi gibi kıpkızıl açar gonca, Başkaldırır duvar boyunca gül başlı çocuklar. Rüzgar aşkla getirir bağ kardeşliğini, ama iki nehrin* Makas gibi kapandığı yerde, kesilir kara kurdele. Çünkü uygarlar*** gelecek bugün, uygarlar gelecek, Uygarlar ulusumuzu adam edecek. Ey erinçli bahçeler, ufak ufak hurmalıklar denizi. Nasıl kızarırsa banyodan sonra bebeğin […]

Continue Reading

DOĞU TABLETLERİ- On Dördüncü Tablet, Timur

DOĞU TABLETLERİ On Dördüncü Tablet, Timur Devletime yabaneli değmesin, el başa geçmesin. Bırakmaz ihanet, bırakmaz kara zillet, Çünkü dünya güzeldir, tatlı meyvedir hükümet. Kamunu sağlam tut ki, yayılsın gövdeye kuvvet, Yağsın bereket, açılsın ticaret yolları, dokunsun ipek. Dik duran demir kargı göğün karanlığını yırtsın. Yırtsın ki, dökülsün güneş, dökülsün sonsuz saadet. Hey Timurlenk! Hey kara […]

Continue Reading

DOĞU TABLETLERİ- On Yedinci Tablet, Şair

DOĞU TABLETLERİ On Yedinci Tablet, Şair Niçin saklayayım, buranın malıyım ben: Saplandığı kayada işleyen demir kama. Haydi biraz kıpırda, biraz konuş, Kıble kapısı kapanınca, açılacak mana. Elimle Doğu’yu gösterdim: Nerede kaldı görkem? Hey gidi esrik geceler, hey gidi sarı yıldızlar! Törenle kırdılar kız kardeşlerin testisini, Bozkırın çocuklarını yıkadılar kanla! Girdiği sırtta tutsak, ihanet hançeri, Yeşertmez […]

Continue Reading