Trabzon’da Cinayet

ACI TÜRKÜCÜ Trabzon’da Cinayet Zağanos köprüsünde yağmur. Birazdan başlayacak çıkma yasağı, Biracılarda karanlık adamlar… Köpürüyor Bahçecik’te erik ağaçları. Uzunsokağın aynalı dükkanları, Erkenden söndürmüş lambalarını. Birazdan geçecek MTA’lı Mahmut, Ardında katil mangaları. Trabzon’da, Kale Park’ta, Görünüp yitiyor kardeş namluları. Hızla çöküyor limanda iskele, Çürüyor koyu sarı şimşir tahtaları. Çömlekçi kahvelerinde incecik sis, Süzüyor boş oyun masalarını… […]

Continue Reading

Denizci Kadınları

ACI TÜRKÜCÜ Denizci Kadınları Oturmuşlar sırayla, denize bakıyorlar. Kara bir taka geçiyor açıktan… Ölümdür bu geçen, kendi kendine. Ölümün takasıdır bu, gider pisi pisine, Batıp çıkarak, çıkıp batarak… Ağır ağır yol alır, doğudan en batıya, Her ceset fırlatışında dalgaların, Kara bahtlı içdenizin karnından. Doğar ay da denizci kadınlarının Boş kalmış koyunlarından… Başka kadınlar da belirir, […]

Continue Reading

Erzurum’da Bahar

ACI TÜRKÜCÜ Erzurum’da Bahar I Yürürdük, buz tutmuş sokakları, Dış mahallelerinde Erzurum’un. Yollar kesilmiş, Kapanmıştır şehrin yedi kapısı. Şenkaya narlı bir demirdir, Nice sürgünler yemiş. Çayını düşlerinden demlemiş, Aşkale, Aziziye, Hasankale fedaisi. Ayrı ellerden gelip aynı andı içmişiz, Haykırışımız duyulur Taşhan’dan. Toplanmışız Rize’den, Maraş’tan, Kimimiz Karayazı delikanlısı… II Karakış, bin dokuz yüz yetmiş bir, Arkadaşlar, […]

Continue Reading

Lorca Türküsü

ACI TÜRKÜCÜ Lorca Türküsü Kara gözlü türkücü, Şirin dilli şen çocuk. Kurşuna dizdiler seni, Uzun kirpiklerin kadar Türkülerin kadar senin, Bir tanında Granada’nın. Bedenine sardı ölüm, Ezgi dikenlerini. Kurşuna dizdiler seni Yeşil bir tepenin altında. Boynunu büktü de Orda bir çiçek gözyaşı döktü… Sessiz sessiz ağladı da Sevilla’da yaşlı bir selvi, Konuşamadı, çıldırdı sonunda. Ah […]

Continue Reading

Duyarsınız Belki

ACI TÜRKÜCÜ Duyarsınız Belki Duyarsınız belki birgün Ansızın göçüp gideceğim, Böyle delice sözlerden Duruverecek de yüreğim. Sonra çıkıp geleceğim, Duyarsınız belki birgün, Sabah güneşi gibi Kapınızdan gireceğim. O güneşin ışığında Benim türkülerim saklı. Duyarsınız belki birgün, Yolunuza sereceğim. Hani, unutursunuz belki, Gözden ırak kaldım diye. Gönül gözü görür özü, Duyarsınız belki birgün.    

Continue Reading

Yaz Gecesi

ACI TÜRKÜCÜ Yaz Gecesi Yolumuzda yanan, gökçe Işıltılarıydı kanımızın. Yüzümüze vuran ay gibi O yaz gecesi, bıçaklı gece. Önümüzde giden, elvan Kokularıydı tenimizin. Aklımıza vuran, deli gibi O yaz gecesi, yasaklı gece. Unutulmaz olandı, bilgece, Hiç düşlemediğimiz, Kuşatılmış olandı, sadece Bizim gecemiz, saklı gece, Erişip de erişemediğimiz.                 […]

Continue Reading

Bırakıp Gitsinler

ACI TÜRKÜCÜ Bırakıp Gitsinler Akşam yelleri sokakta kaldı. İnme bahçeye, balkona çıkma, Açma pencereleri Kurşunlar dolar içeri. Dışarıda, yolun üzerinde Ölüler yatıyor, yalnız, Yarım kaldı çaylarımız Camları dağılan kahvelerde. Ayışığı sokakta kaldı Açma perdeleri, Kurşunlar dolar içeri. Yitiverir kuşlar Biçilir akasya çiçekleri. Yaldız parıltıları dolaşmıyor Gidip gelen gölgeleri. Nöbet değişiyor devriyeler, Bir ölü kuşatıyor kendini. […]

Continue Reading

Yüreğini Kanlar İçinde

ACI TÜRKÜCÜ Yüreğini Kanlar İçinde Denizi dolayan o ılık yelin Işık böceklerinin, Küçük ninnicisi, sen… Sokakları saran şarkılar gibi Şafakları sararken sıcaklığın. Yaz dallarında kızıl ışıklar Bırakacak çiçeklerin öpüşü. Sevinçlerin kardeşi sen, Geceden inciler dizen, Solgun etekli Kızların, düşlerinde büyüyen; Ak işlemeli gelinlik, ülkem… O çocuk saflığında, Derelerinin turuncunu kanatan. Bu yangın, bu dolanan ısıda […]

Continue Reading

Dolunay Dolanırken

ACI TÜRKÜCÜ Dolunay Dolanırken Neden böyle ortalık Gelincik kesiverdi? Dolunay dolanırken Yunus yüreği gibi, Bir dere yatağında Yatan bir genç ölüyüm. Bir genç ölüyüm, Ak gömlekte on yanık Boşalan on oluk kan. Çakıllar iç çekiyor Kuru dereye bakıp, Acı yaşlar akıtıp Menekşeler ölüyor. Kollarım ışıltılı Mavi yosun saçarken. Yosun saçarken, Ağları su yüzüne Alamıyorduk neden? […]

Continue Reading

Ölüm Düşüncesi

ACI TÜRKÜCÜ Ölüm Düşüncesi Binlerce zıpkın saplı göğsümde, Dağların düşüne varmanın gizinden. Alışıverdik ölüm düşüncesine, Baharın tadı ağzımızda erimeden. Ölümü gözlediler gözlerimizde, Kurtuluş gününün ürküntüsünden. Giriverdik yerin kara cevherine, Yeşil çimen üstünde yürüyemeden. Karışır da yeryüzüne, Bunu yalnız odur bilen…

Continue Reading