Oğulun Türküsü

ACI TÜRKÜCÜ Oğulun Türküsü Kumuydum derelerin, Annem gurbetlere attım kendimi. Irak kentlerde sevda delisiydim Korku bağlarına saldılar beni, Dikenliklere. Evinin çiçeğiydim, Annem, dipsiz sulara sokuldum. Peteğinin balıydım derinliklerde, Acı gecelere vurdum kendimi, Ağuluklara. İnce fındık dalıydım, Kuru kökler içinde yaktılar beni. Bir menekşe kız sevdim kuytuluklarda, Uçgun ellerime koydu kendini. Serçe kanadıydım, çıktım göklere, Azgın […]

Continue Reading

Uykuda

ACI TÜRKÜCÜ Uykuda Omuzlarda gidiyor AI perçemler uykuda. Tutam tutam altın teller uykuda. Ağlıyor karanfiller, Acı yaşlar akıyor. Sıram sıram ak maşatlar uykuda. Çakıyor çakır kuşlar, Boz bulutlar içinden. Bağrı deşik bilge yeller uykuda. Dem çekiyor selviler, Kara yağmur yağıyor. Birin birin sevişgenler uykuda. Yaka yırtıyor güller, Taç duvaklar uçuyor, Sarı çamdan yaş tahtalar uykuda. […]

Continue Reading

Anacık

ACI TÜRKÜCÜ Anacık Anacık pencerede, Küçük oğlunu bekler, Karayel eser gece. Çarşının ortasında, Sarı saçlar taşlarda, Sessiz kıpırdar. Anacıksa kapıda, Kollarını kavuşturur, Sokağa bakar. Ölü yatar yol üstünde. Ne gelen var ne giden, Ay bile kaçar. Sokakların içinden, Kondulardan beriye, Bir ışık akar. Bahçedeki akasyadan, Bir yaprak karışır yele, Beyaz, ve daha körpe.  

Continue Reading

Söyleyin

ACI TÜRKÜCÜ Söyleyin Söyleyin hanım ablalar, Kollarım nereye uçtu? Yudumlarken çayımı, Ben bir kuş olmuşum da Yatıyorum kara taşlarda. Ak çizgili mavilerden, Giysiler diktiriyordum, Gömleğim kar çiçeğinden. Söyleyin güzel teyzeler, Ellerim nereye uçtu, Köyüme verildi mi haber? Ben bir kuş olmuşum da Adımı yazıyor gazeteler. Garson kardeş neden soğuk, Bu akşam çayların senin, Güler yüzün […]

Continue Reading

Erişemedim

ACI TÜRKÜCÜ Erişemedim Dereler mi gizlerdi Mahzun yüzünü senin? Ben ne dedim, Ne yaptım da Erişemedim ona. Meşe boylarından aşan dereler Denizlere döker köpüklerini, Ben çılgının biriydim oysa, Dağlarda arardım seni. (Onu gördüm Dedi bir kuş, Dağıtılmış bir şenlik günü Yolların yalnızlığında) Fabrikalar mı gizlerdi Mahzun yüzünü senin? Ben ne dedim, Ne yaptım da Erişemedim […]

Continue Reading

Ağlayabilir Şimdi

ACI TÜRKÜCÜ Ağlayabilir Şimdi Ağlayabilir şimdi, en yalnız yıldızlar, Kimsesiz caddelerde yatan cenazelere. Sustu sokaklarda, çocuk çıngırakları, Kar yağıyor boyuna, korkak ve sarı… Ağlayabilir şimdi, yitik çiğ taneleri, Uzun bahçelerden geçen cenazelere. Ölümlü gecelerde, ah dolana dolana Süzülerek cerenler iniyorlar sulara. Körpe sabah yelleri ağlayabilir şimdi Karanlık kuytularda. Ağlayabilir şimdi, öksüz seher yelleri Bilinmez uykularda. […]

Continue Reading

Kanlı Işıltı

ACI TÜRKÜCÜ Kanlı Işıltı Yıldızlar yittiler, Gök derin bir karanlık. Kıvırcık perçemiyle Uyuyor çocuk yerde, Uyuyor saflıkla Karpuzların içinde. Ah, sevimli serçe, Gözlerini gülüşünü Saklıyorum göğsümde. Geçti gece yarısı, Uyuyor küçük işçi. Bir kilime sarılı Yeşiller sevgilisi. Yorgun bıldırcın ağı Süzüldü üzerine, Ah üzgün ay ışığı, Ah üşüyen menekşe. Sarıldı düşlerine Uyuyor kimsesizce, Başında uçuşuyor […]

Continue Reading

Vurulan Bir Arkadaşın Resmine Bakarken

ACI TÜRKÜCÜ Vurulan Bir Arkadaşın Resmine Bakarken Yırtılan yüreğimdir, anlatamadığım. Ayrılıklar şimdi boğuyor beni, Şimdi karşımda duruyor resmin. Yetmiş yedi kışında vurdular seni, Yeşerdi göğsünde üç bahar dalı, Sırtından girdi üç yağlı kurşun. Duyarım ben bağrışları her gece, Yaşamında can bulurum… Selamına dururum yolun üstünce, Sessizce vurulurum… Sırtından girdi üç kahpe kurşun, Şimdi karşımda duruyor […]

Continue Reading

Sonsuz Bekleyiş

ACI TÜRKÜCÜ Sonsuz Bekleyiş Bugün bekliyor yine birini, Oturmuş tahta sıranın üstüne, Güneş kızartıyor koruk üzümlerini. Kedi uyuyor yol ağzında, Bezgin bir ıslıkla geçiyor kara atlı, Dilenci kadın fındık ayıklıyor… Onun ne beklediğini bilmiyor kimse, Ağır ağır sigara içip tükürüyor. Kedi gerinerek geçiyor karşıya. Başka atlı yok, giden varmıştır yurduna Bugün kimse gelmeyecek, O da […]

Continue Reading

Geride Kalan

ACI TÜRKÜCÜ Geride Kalan I Bilinmeyen bir isimdi bahar, Gelip geçerdi bahçeden, sarhoş, Dallara, topraklara sürtünerek. Beklemez geçip giderdi, başı önde, Pencereye, pervaza tutunarak, İsterdim, bölüştüreyim sevgilerimi. Açmayan çiçekler bırakırdı kente, Tepeye, sıra dağlara tırmanırdı, Öyle sessiz kınalardı taşları. Yeni yolculuklara hazırlanırdı, Çekip giderdi, ne varsa bırakıp geride, İsterdim, vereyim ona iki elimi. İsterdim daha […]

Continue Reading