FİLİSTİN DİRİLİŞ İLAHİLERİ- 42. İlahi, Kana’nın Kaynayan Kanı

FİLİSTİN DİRİLİŞ İLAHİLERİ   Kırk İkinci İlahi, Kana’nın Kaynayan Kanı (Üzüm bağında toplanan Kana Çocuk Korosu, uçuşan yapraklar arasında mandolin çalarken, Kanalı kadınlar zılgıt çekerek etraflarında semah dönerler.) Ey dünya, mutlu musun? Bahar tomurcukları açarken, Yeryüzü çiçeğe bürünürken hele, kılıç çektiler pembe güle, Şeytanın emriyle girdiler güneşli kapılardan, elleri ateşli: Ey dünya ne diyeceksin? Çok […]

Continue Reading

FİLİSTİN DİRİLİŞ İLAHİLERİ- 45. İLAHİ, NEKBE

FİLİSTİN DİRİLİŞ İLAHİLERİ   Kırk Beşinci İlahi, Nekbe’nin Bebek Hakları (Babil Bandosu, ataların taş anıtları önünde toplanıp telli sazları, küçük davulları ve Sümer flütleriyle 1948 Mayıs ayının Kanlı Bahar Ezgilerini seslendirirler.) Dünyanın kanını somurup içse de Dolar şeytanı doymaz: Yedi başlı canavar sürdü Adem’i kendi Cennet’inden, Nekbe’nin ana kucağında yaktılar insanlığın bebeklerini, Tek dişi kalmış […]

Continue Reading

FİLİSTİN DİRİLİŞ İLAHİLERİ- Kırk Beşinci İlahi, Yüzyılın Katliam Antlaşması

FİLİSTİN DİRİLİŞ İLAHİLERİ   Kırk Beşinci İlahi, Yüzyılın Katliam Antlaşması (On iki Sümer klasik kemanı tek koldan gösteri alanına girer. Kızıltılı sahne ışıkları altında,“Devlet Katliamı Davet Operası”ndan bölümler çalar. Ezgiler alçalıp yükselir, koro ekibi kendi etrafında yavaş yavaş dönmeye başlar.) Haydi! Vahşeti gözünüzde canlandırın! Canlandırsanıza! Saniyede yirmi dört kurşun sıkıldı, otomatik kamerayla. Bakın, bakın! Hollywood […]

Continue Reading

Kırk Üçüncü İlahi, Ayetlerin Ayaklanışı

FİLİSTİN DİRİLİŞ İLAHİLERİ Kırk Üçüncü İlahi, Ayetlerin Ayaklanışı (Gece fenerlerinin solgun ışığında, nereden geldiği belli olmayan üç bedevi davulunun Fâilâtün Fâilâtün kalıbıyla çaldığı ezgi İlahi boyunca devam eder.) Taşla ezilen bebeklerdi, biliyor elbette Arafat melekleri, Mağaralardan patlayan kızıl ışıkları görmediniz mi? Şu İsrail sapkınlığının insana kıyımını duymayan kaldı mı? Dünya titredi, sallandı durdu servi ağacından […]

Continue Reading

FİLİSTİN DİRİLİŞ İLAHİLERİ- 38. İLAHİ – GAZZELİ ALİ BEBEK

FİLİSTİN DİRİLİŞ İLAHİLERİ Otuz Sekizinci İlahi, Gazzeli Ali Bebek (Birer telleri kopuk on sekiz Azerbaycan Şeştar sazı sahne alır ve yüzleri birbirine dönük, karşılıklı ikişer ikişer dururlar. Oluşan dokuz ayrı koldan müzik başlar… Dokuz Fars davulu etrafı çevirir, ağır tempolarla, yayılan müziğe eşlik ederler.) Kutlu bayrağı giyinmiş körpe bedenine Gazzeli bebek, Kundaklanmış, vatanı kundaklayanlara karşı […]

Continue Reading

Yirmi Üçüncü İlahi, Ramallah Melekleri Sorguluyor

FİLİSTİN DİRİLİŞ İLAHİLERİ   Yirmi Üçüncü İlahi, Ramallah Melekleri Sorguluyor (Ellerinde kadim zamanlardan kalma Arap tefleriyle kırk bir kız çocuğu tek sıra yürüyüp dönerler… Aynı anda iç içe halkalar oluştururlar. Birden ışık yükselir, ak giysili kızlar yavaş bir tempoyla dönerek teflerini ağır bir edayla çalmaya başlar.) Yanıp yanıp da kül olan canlar göğe ağar, yücelirler, […]

Continue Reading

Şair Savaş Meydanında – II

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER (Suriye, Halep Kalesi’nde, Temmuz 2011) Şair Savaş Meydanında – II Şair savaş meydanında, kendi ikametgâhında yaşıyor: Orada savaşıyor, uzun zamandan beri, yoldaşlarıyla, Söylüyor bize Köroğlu’nun Çamlıbel ülküsünü. Yunus’la, Pir Sultan’la, Nazım’la aynı erlik ocağında, Gece gündüz nöbettedir, Çanakkale’den Umman’a, Söyler türküsünü zaferin, aydınlanan Asya bahtının. Aldanış kâbusundan isyan uyanışına canla atılıyor: Dağılıp […]

Continue Reading

Turhan Özlü Sözler

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER   Turhan Özlü Sözler Birlikte yürüyoruz, öfkemiz demirden pek, gönlümüz ipek: Geçilmez ırmaklardan üstüme basıp geçebilirsiniz arkadaşlar, Ayaklarınızın altına kara taş olayım, feda olsun bu yürek. Uçayım, der de uçamazsanız, omuzlarınıza kanat olayım: Kartal pençelerinizle yükselin şu bizim Yükselen Asya’da, Haydi, arşa çıkalım kardeşlerim, nefesim nefesiniz olsun, Yol üstünde çınarınız olayım, şahinler […]

Continue Reading

DOĞU TABLETLERİ- Yetmiş Dördüncü Tablet, Şam

DOĞU TABLETLERİ   Yetmiş Dördüncü Tablet, Şam Raviler rivayet ederler kim, kızıl nur açardı sema, Kanatlanır akşam, tutuşur şar, yanar şamı şahar, Yolumuz Kabe’den birdir, El Fahya’yı menzil tutar. Gazza tüneline girer çıkar, Filistin hançeri bar, İç tutar Lübnan koyaklarında şakıyan taze kelam: Başını azıcık dik tutarsan Al alâm gül bürünür. Kasiyun’dan yana çekilince gün […]

Continue Reading