ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ- Çin’in Yeni Tanrısı Li

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ Çin’in Yeni Tanrısı Li Zamanı geldi… Susun! Küçük Li konuşsun. Lütfen, herkes sussun, Yeşil Fasulye konuşsun.* Söz sırası Li’de, Şimdi, bizim Li konuşacak. Şu minik Sarı Balık, Çin’in içinde Çin’den büyük. Duyuyor musunuz, Li konuşuyor. Hani şu Kırmızı Boncuk, Eski tanrıları pazara çıkaran, Putlarla ip atlayan çocuk. Yarattı kendi evini Li, Umudun […]

Continue Reading

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ- Akif’in deriye can verişi

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ Akif’in deriye can verişi İşte ölümden sonra başlayan hayat, Resimlerinde, heykellerinde bizim Akif’in, İşte huruç edip ayaklanan halk: El uzatan adamlar ve masal kadınları… Yavaş yavaş diriliyor Bindallı’nın köşelerinde, Uçuyor Anka kuşu, dananın iri gözlerinde. Gemiler yelken açıyor cenge doğru, Kabaran dalgaları yarıyor kadırgalar, Bordaları kaskatı gönden, direkleri dipdiri, Rüzgar şişirmiş bütün […]

Continue Reading

Renklerin Piri

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER   Renklerin Piri (Sağ ol pirim, sağ ol mirim dedim… İsyan varsa, örgüt varsa ben sağım dedi.) Kartal kanatlı küheylanları dörtnala deryada gördüm Gözleri gelin sürmeli, sağrıları tutuşmuş gördüm Dalgalardan fışkıran özgürlüğün isyan ateşini gördüm Akdeniz’in dibinden geleni şahlanırken gördüm Gönüllü renklerin örgütlenişini ciğerimle gördüm. Gözlerimin içine baktı, Son Er destanını anlattı […]

Continue Reading

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER- Amerika Yallah!

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER   Amerika Yallah! Ya Allah! Ya Billah! Amerika yallah! Yeryüzünün laneti üzerine olsun, Yanki yallah! İnsanlık düşmanı yallah! Yallah ya Şeytan! Gökyüzünün laneti üzerine olsun, yallah gaddar. Ateşin laneti üzerine olsun, yan ki yanasın! Amerika yallah! Yallah talan! Kanlı Dolar yallah! Ya Allah! Ya vallah! Amerika yallah! Haydi hep beraber… Eller eller! […]

Continue Reading

Kasım Süleymani Destanı

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER   Büyük Vatan Komutanı Kasım Süleymani Destanı “Olmayacaksa İran, olmasın benim için ten, Kalmasın bu topraklarda tek canlı beden.” Firdevsi (1020) SUNUŞ Senin adınla başlıyorum, Çobanyıldızı’na nur veren, Gecenin ve gündüzün ereni, ilahi kudretinle ben, Yürüdüm harlı yüreğin masumiyetiyle söz kutbunu. Senin biliminle giriyorum yola, aklın ölümsüz özüyle, Yağış olup yağan adınla […]

Continue Reading
Yıldızlar

İSYAN MAKAMI- Aranızda şair yok mu?

İSYAN MAKAMI Aranızda Şair yok mu? Kendinden geçiyor Harran, Sancıdan kıvranıyor dalyan boylu Zap. Başında şimşek çakıyor Cilo’nun, Kop Dağı’nda tansiyon yükseliyor. Aranızda şair yok mu? Azap gongu vuruyor savaş borsası Kışkırtıyor aynı evin oğullarını. Gözleri kararıyor Anayurdun, Gece bastırdı, bebek sararıyor. Aranızda şair yok mu? Yok mu bilen, vahiyden öncesini, Buğdayın kökü gibi sağlam. […]

Continue Reading
dink-dink

Hrant’a Dört Kuşlu Mektup

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER Hrant’a dört kuşlu mektup 1 Sevgili kardeşim Hrant, öz kardeşten ileri. Kucaklaştık yeryüzü evinde, aynı gönül bağıyla, Birlikte yürüdük seninle uçurumlu geçitleri. Ey Fırat’ın öz oğlu, Türkiye yanığı halk aşığı, Sen bal kaşığıydın, aç yatan kimin kimsesizin. Birlikte geçtik Eylül’ün karanlık tuzağından, Ezdik demir hükmünü küresel icra komitelerinin, Fakat koruyamadık kuzuyu kasabın […]

Continue Reading

Emin Gürses Niçin İçerde?

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ Emin Gürses Niçin İçerde? Emin Gürses niçin içerde? Emin, köylü çocuğudur, ama Londra’da okumuş, Sökmüş karşıdevrimin mekanizmasını kontrol merkezinden. Görmüş hıyanetin ayınını gayınını ve de şeddelisini, Yüksek lisans yapmış yurtseverlik üstüne, Psikolojik savaşın cebirini çözmüş kare kökünden, Millet formülüyle kurmuş devrimin denklemini. Emin Gürses bunun için yatar içerde! İki hoca var. Biri […]

Continue Reading

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ- Kelepçenin Utancı

  ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ Kelepçenin Utancı Ben bir kelepçeyim, Sıradan, sadık bir polis kelepçesi. Utanıyorum kelepçeliğimden, bugün, Katilin, kalpazanın değil, Vurdular beni, yurtseverlerin bileklerine. Kelepçe deyip de geçmeyin, Kelepçenin de bir onuru vardır. Akıllı sayılmam, ama aptal da değilim. Adalet adına işe aldılar, Vurdular beni, adaletin ellerine. Ben bir kelepçeyim. Çok çalışmış, çok görmüşüm. Tiksiniyorum […]

Continue Reading

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ- Havada Duran Bebek

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ Havada Duran Bebek Almanya’da bir bebek var, havada durur, Havada yer içer, havada oynar, havada uyur. Almanya’nın Ludwigshafen şehrinde, Danzing Meydanına bakan köşede, Bir Türk bebeği var, adı Onur, havada büyür. Almanya’da bir bebek var, boşlukta yürür. Meleklerin yakıldığı evin önünde, Fırlamış alev kundağından, Seyrediyor Ren Nehrinin yorgun sularını, Seyrediyor “Evrensel İnsan […]

Continue Reading