Krala öğütler

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER Krala öğütler Ebedi, ezeli halka, hakikate sadakatle oku! Dokunma Kral, uğraşma şairlerle, öğüdümü iyi dinle, Bırak elleme, neftli çıraya çakma, ateşle oynama. “Ateş olsa cürümü kadar yer yakar” deme Kral, Deme ey sefa sarayı kuru asma damından çürük. Ah etse yanarsın, Sahra çölleri gülistan gelir adama. Aklını başına topla Kral, deme şairin […]

Continue Reading

Krala Kırk Satır

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER Krala kırk satır Kralı tanır mısınız, şatafatlı soytarılar şahını? Korkunun çöllendiği yerde çöreklenen yılanı, Kralı tanır mısınız, Karabistan mülkünü soyanı? Müslümanların kalbine saplanmış mızraklı ilmihaldir, Kara bıçaktır gömülmüş insanın aydınlık beynine. Biletir mezhep palasını İngiliz‘in bileği taşında, Kafatasında taşır kestirdiği başlardan dökülen kanı. Kralı tanır mısınız, şu ahir zaman Firavunu’nu? İnsan canı […]

Continue Reading

Kaman duaları

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER Kaman duaları I Tanrım kin tutamıyorum, Asla kin tutamıyorum, ulu tanrım. Tanrım kin tutamıyorum. Tanrım bana kin duygusu ver, Bana biraz kin duygusu ver, tanrım. Tanrım dileğimi geri alıyorum, Dileğimi geri alıyorum, ulu tanrım. Tanrım onlara duyunç bağışla, Onlara biraz duyunç bağışla, tanrım. Yarım avuç olsun bağışla. II Sabah güneşi yine doğuyor, […]

Continue Reading

İnsani Yardım

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER İnsani Yardım İnsani yardım konvoyu yola çıkmış, geliyor, Zorbanın beşinci kolu kurbanına uzanıyor nihayet. Yakınlaş ey azap tanrısının gazapçı başı, Kurtarabilirsen sen kurtarırsın şakağına yatırılmışı. Katar katar yiyecek, içecek, pantolon, ceket, Vatanı çalınana mama, sabun, aspirin verilecek. İnsani yardım geliyor, öncelikle çocuklar için, Yardım severin ellerinde bebek humbaraları var, Gelinlik kızlara sandık […]

Continue Reading

Işık Iğdır’dan yükselir

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER Işık Iğdır’dan yükselir! Ben de gördüm ışığın doğuşunu, ay balam! Yayılmış bal ovaya, üzüm bağları olmuş humar: De ki, çok masal dinlemiş, çok delirmişizdir. Böyle silkinir Ağrı dağının dibinde kıyama duran. Uzatır avucunu maral, içinde kaç Ağrı var? Iğdır hem bal çanağı, hem ateş dolu tandır, İçirilen su çelikte boy atar, menevişi […]

Continue Reading

FİLİSTİN AĞITLARI – 10. Ağıt, Dört Kitap Kurtaramaz

FİLİSTİN AĞITLARI   10. Ağıt, Dört Kitap Kurtaramaz (Dikişsiz keten gömlekli acılı bir ney, derin iç çekmelerle yeraltı tünelinin ağzından çıkar. İri kara gözlü üç keman, kesik çığlıklarla dokuz adım geriden takip eder…) Böyle mi helâk edeceksin düşmanını, Kafasını taşla ezerek, ciğerini sökerek mi? Irkının dışında herkesi yok edeceksin, demek. Filistin kayasına kafa atan akıl […]

Continue Reading

FİLİSTİN AĞITLARI- 11. Ağıt, Kim Üfledi Ruhuna Senin?

FİLİSTİN AĞITLARI   11. Ağıt Kim Üfledi Ruhuna Senin? (Demir çıngıraklı doksan dokuz Şaman davulu, Erlik havalarıyla, yeri göğü inleterek, Gazze’nin hayat tünellerinden çıkar!) Hangi Rab, ifrit ateşini verdi eline senin, Kim üfledi ruhuna öldürme illetini, Benyamin? Gazze’de, Batı Şeria’da, Ramallah’ta… Kendi elinle kendi başına toprak saçtın. Korkuya kapılan yüreğini dindirmek için mi, Davut’a dayanıp […]

Continue Reading

Günler Böyle Rüzgârlı Rüzgârlı

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER Günler böyle rüzgârlı rüzgârlı Günler böyle rüzgârlı rüzgârlı, Dur durak bilmeden esiyor, dört yönden. Katıyor önüne çıkanı, çıkmayanı, Ekimden beri sersem etti evleri, bahçeleri. Bilge zeytin ağaçları kurt gibi uluyor, Uğulduyor gün görmüş Kazdağı dorukları. Vahşi atılışlarla sabaha karşı kuzeyden, Bir yıldız bir poyrazla dalıp geçiyor, Dağıtıyor kuramları, kuralları kökten söküyor, Allak […]

Continue Reading

Gölge Oyunu

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER Gölge Oyunu KARAGÖZ’ÜN BEYAZ SARAY MUHAFIZ ALAYINI TEFTİŞİ (Giriş, hıyaneti vataniye semaisi.) Duydum ki söndürmüşler Kandil’ini yazarı azamın, Kesmişler ışığını kan dillinin, zerre olmayan zenne yazarın. Faka basıyor fakat vatan savaşına basmıyor kafası, Desenize kapanacak sol kanat kapısı Avropa pazarının. Tutulmuş dili peltemiş pe pe pe ke ke Kerriye sazanının, Sıkı sarılmış […]

Continue Reading

Dünya gençliğine övgü!

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER Dünya gençliğine övgü! “Gelmiş dünyanın dört bir ucundan Ayrı dilleri konuşur, anlaşırız Yeşil dallarız dünya ağacından Gençlik denen bir millet var, ondanız.”               Nazım Hikmet Sen, ey vatan, emek ve namustan yaratılan! Evine hoş geldin kardeşim, kolum kanadım benim, Seni ekmek gibi, su gibi özlemişim. Umudumuz […]

Continue Reading