Anımsama

ACI TÜRKÜCÜ Anımsama Yeşil bir masada, yan yana Otururduk erikler altında. Üç yaprak çiçek uyurdu, Sıcak bir öpüş gibi alnında. Yağmur çiseye dururdu, Bir eve girerdik sonra. Yiterdim ekinler içinde, Alınca onu koynuma. Bir gecenin karı gibi, Güneş görmemişti daha. Soluğu götürürdü beni, Göğsünün doruklarına. Tüfek çubuğu gibi yağardı, Çılgın bir yağmur dışarda.  

Continue Reading

Işık Tutkunu

ACI TÜRKÜCÜ Işık Tutkunu Erir giderdi, Göğün yeşilinde, yedi renginde Yürür giderdi. İzlerdi yaprağın oynayışını, Karanlık suların gel gitini, En olmaz anlarda bile. Bulutlara sarılırdı, Uçsuz boşlukta, su zerreleriyle Dostluklar kurardı. İnanmazsınız, yitip giderdi, Sedeften tepeler üstünde… Uçar dururdu, saatlerce süzülürdü Islak çayırlara verip göğsünü. Kırlarda uyurdu, Gelincikler örterdi üstünü tülleriyle. Türküler içinde uyurdu. Yine […]

Continue Reading

Karanfilin Oğlu

ACI TÜRKÜCÜ Karanfilin Oğlu Kanımdan bir karanfil düştü Ay düştü sandım yolun üstüne. Eğildim elime aldım, taç yaprakları, Dağıldı doldurdu havaları, ışık saydamlığında. Aralık soğuğuna girmiştik, ama Ağustos şarkıları yeni başlamıştı daha. Bir şahin kendini duvarlara vurdu, Tüyler uçuştu, bulvarlar karagün oldu. Bıçaklar çalıştı günlerce, canavarın elinde, Girdi çıktı kaç kez aydınlığın böğrüne. Karanfil, kanımızdan […]

Continue Reading

Deli Kız

ACI TÜRKÜCÜ Deli Kız Afidem deli kız, küçük sevgili, Çeker giderim böyle gelmezsen. Bir kır sepetini bırakır gibi, Bırakarak benim olan her şeyi. Aldırmazsın belki bir zaman, Belki yaz bahçeleri oyalar seni. Afidem deli kız, küçük sevgili, Görür gibi olurum ağlayan gözlerini. Hangi ülkeye ulaşsam, hangi iklime, Götürürüm yanımda seni. Götürürüm, evimize götürür gibi, Kafamın […]

Continue Reading

Ağustos Oyunu

ACI TÜRKÜCÜ Ağustos Oyunu Ağustos sıcağında, Yürürken toprak yolda, Böğürtlenler, dikenler arasından, Kimdir adımı fısıldayan? Ah! Sararmış mısırlarda, Kimdir benim görmediğim? Hem durmadan şarkı söyler, Hem mırıldanır adımı, Döner döner bakarım. Fındık ayı gününde, Bir başıma giderken, Anasonlar, eğreltiler içinden, Kimdir adımı çınlayan? Dalgacının biri belki, Bir çılgın cırcır böceği, Cırlar durur adımı. Gizlenir ben […]

Continue Reading

Biriktirir

ACI TÜRKÜCÜ Biriktirir Dumanlı derelerin saz yüzlü güzelleri, Acılar pervanesi gelinler, biriktirir Ayrılıklar devşiren karasevdalarını. Değil midir Mavişim, yeryüzü ülkesinde, Yoksullar ve yetimler bir tavanın balığı? Değil midir Fadiş’im, yakanlar değil midir, Gül menekşe içinde ince boyunlarını? Nem ve yellerle yorgun, söz ve seviyle asi, Belleri karanfilli adamlar, biriktirir Kimsesiz gecelerin derin yaralarını. Derelerde hareler, […]

Continue Reading

Yaşlı Ezgici

ACI TÜRKÜCÜ Yaşlı Ezgici Karanlık orman yollarında Dolandı tam dokuz gece; Koynunda tuzlu sargılar, elde kemence. Dik nefes vardı Tepedüzü’ne Göründü Yalıköy, kırk balıkçılar. Gözü dumanlı, iki tüfekli, Kestiler önünü gün ortasında; Döküldü asmalardan yeşil üzümler. Akan sular yıkamaz yaralarını, Su üstünde sönen köpük o, şimdi. Delindi yeni gelinlerin yüreği, Yeşilce kızları döndü inledi, Avlular, […]

Continue Reading

Yaman İçleniş

ACI TÜRKÜCÜ Yaman İçleniş Adı Kerim’di, namı yaman mı yaman. Akasyalar silkindi ocak karından. Vatan Caddesi yolunda yağmur kurşundan, Millet yönü kapanmış, cinayet tamamdı. Ezgiler çağlayanı, çınlar göğsümde, Türkü dereleri gider, döne döne… Suyunda yaban güvercinler, nilüfer dizileri, Ah kanımda, kanımda akan, alçala yüksele. Her ses verişine havalar titreştiren, Adanan cırcırlar gibi eririm kendi ezgimle. […]

Continue Reading

Usul Ezgi

ACI TÜRKÜCÜ Usul Ezgi Bir yaban ağacım artık, Dallarını kendi budayan. Yaman avcı yaptılar beni, Kendi kardeşlerini vuran. Bir deli gökyüzü oldum, Doğurduğu kuşları boğan. Bırakıp gidin beni, Dokunmayın, ellerim yara. Bir vahşi Ankayım şimdi, Kanadını kendi kıran. Çalmayın sakın kapımı, Yapısını kendim yıktım… Uyumak istiyorum!

Continue Reading

Senin İçin

ACI TÜRKÜCÜ Senin İçin Acı suların ezgisini taşırım sonsuzlara, Denizlerin yitik yıldızıyım ben, Ak köpükten ışıltılar uçuşur saçlarımda. İncecik bezemeler örerim görünmeyen, Akşam sabah demeden, ülkemin uçlarına. Yanık çiçeklerden aldım ben bu ezgiyi, Bilinmez derinliklerinden kara yosunlarının, Sessiz kıpırtısından binbir çakıltaşının… Issız yollarda yatan binlerce can kuşunun, Ben bu ezgiyi, vurgun kentin dudaklarından aldım. Kara […]

Continue Reading