Kırık Şiir

KARA ŞARKILAR Kırık Şiir Gülüşlerini unuttu Gözlerim kıyılarda, Dalgalar getirdi geri Donuk bakışlar. Yangın yüklü bir yağmurum Çöller bile sevmez beni. Parmaklarım kayalara Bıraktı diri zambaklar, Yeller getirdi geri Çürük yapraklar. Kurşun tüylü bir kuşum, Taze dallar çekmez beni. Yitik yüreğim bıraktı Seslerini dalgalara, Köpükler getirdi geri Küskün bakışlar. Avurtları kan doluyum, El olanlar bilmez […]

Continue Reading

Üç Genç

KARA ŞARKILAR Üç Genç Söner akşam güneşleri. Üç genç geçer ak giysilerle, Ayaklarında bakır telleri. Elinde karanfil taşır biri, Öteki sigara içer titrek parmakla, Kollayıp yanını yöresini. Üçüncü bir ölüdür üç günlük, Daha üç günlüktür acısı, Yüzünde uzanır bir kanlı boşluk. Yürürler yan yana, ağır ağır. Dağılır önlerinde kuşlar, kitaplar, Dururlar bir uçurumun keskin yerinde. […]

Continue Reading

Ölümün Ardından

KARA ŞARKILAR Ölümün Ardından Ağlıyor ölü evinde Diz çöken beş adam. Gülüp söyleyen çocuk Mermere uzatılan. Yedi dağın yedi deresi Gözyaşı taşır şimdi. Ozan yürekler hep Söyledi bunu. Kara Oğuz yiğitleri Kayalara baş vurdu. Tutkuyla tutuldu diller Gözler kan bulut oldu. Masallar türküsü hep Anlattı bunu. Tufanda beşinci kral Ağladı yaka yırttı. Daldı kör karalara […]

Continue Reading

Kanımda Çıralar

KARA ŞARKILAR Kanımda Çıralar Kanımda çıralar yanıyor. Titriyor parmaklarım, Nasıl titrerse yelde yapraklar. Nemli yatağımda bir kırlangıçla Masallar anlatıp uçuyoruz, Sakın dokunmayın saçlarımıza. Kapım açılmadan giriyorlar odama, Kalkıp boyunlarına sarılıyorum. Akşamlar beş ölüyle geri dönüyor, Dolanıp oturuyoruz ocak taşına, Sen de bizimle gel, diyorlar. Koşuyorum hemen pencereye, Dere sürüklüyor gövdeleri, Zifir yağıyor geceye. Hiçbir şey […]

Continue Reading

Gece Konuğu

KARA ŞARKILAR Gece Konuğu Dokuz deniz geçtim geldim, Açacak mısın kapını? Kuş ötmeden çıkar giderim, Yaramı saracak mısın? Hiçbir söz aldatamaz beni, Kırk bin kitap birden inse, Oynar durur yüreğimde Çatallı şimşir dalları. Kara duvarlar keser önümü, Üstünde kardeş kanları. Dolanır yeşil balıklar, Arasında tuğlaların, Gün dolanır gecelere, Geçmez baygınlıklarım. Dokuz tastan içtim geldim, Gençlik […]

Continue Reading

Geldi de Ölüler Bayraklarıyla

KARA ŞARKILAR Geldi de Ölüler Bayraklarıyla Ak bir güzellikte geldi bahar, Sen gelmedin baharın kardeşi. Bir çocuk yattı ıslak toprakta, Islık çaldı başında bir çocuk. Gözlerinden aylar geçti, Mor göllerden geçer gibi… Yağmurlar yağdı bir yandan, Şarkılar söyleyip dolaştık. Şarkılar dillerimizi yaktı, Seni bekledik bir yandan. Yollar üstünde uçan küllerden, Çiçekler derledi kızlar, Çiçekler eteklerden […]

Continue Reading

Nedir Unutulan

KARA ŞARKILAR Nedir Unutulan Yapraklanmış gürgen dalı Battaniyeye sarılı Sarpa yürek kan içinde. O bir esim deniz yeli, Döner durur kıyılarda Tuzlu bezlere sarılı. Yosunlar mercanlar taşır, O, bir avuç deniz suyu Örtünmüş deli uykuyu. Bıraktılar kapı önüne, Kolu düşmüş merdivene Makasla kesilmiş göğsü. Battaniyeye sarılı Şimdi koridorda yatan, Kimse kurtaramaz onu. Sevgiler ondan uzak, […]

Continue Reading

Acı Treni

KARA ŞARKILAR Acı Treni Akar akşam yıldızları, Geçer bir bıçak art arda Biçerek göğün kara zarını. Art arda döner başım, Kaçsam da önünden akan katarın, Yine de gelip göğsümden geçer. Bu trende bir ölü var Ak örtülere sarılı Bu trende ölü benim. Ah, ben miyim, değil miyim? Bu tren bir yolcu taşır Oynaşır saçlarında su […]

Continue Reading

Karanlıkta Yürürüm

KARA ŞARKILAR Karanlıkta Yürürüm Karanlıkta, yürürüm bir boşlukta, Gelip geçer arkadaş ölüleri, Kolları sürtünür kollarıma. Geçer iki yanımdan güz bayrakları, Karanlıkta, bir kanlı boşlukta, Yapraklanmış dallar sürtünür kollarıma. Geçer civangençler, altından yerin, İncecik yazılar yazılı sarı kağıtları Dağıtırlar akşamları göğsümün yollarında. Bir yitik adam yürür uçurumun kenarında, Düşerim yollarına önüne geçerim. Bakarım gözlerine; gözlerime bakarım. […]

Continue Reading

Gelen Gün

ACI TÜRKÜCÜ Gelen Gün Daha şehir uyanmadan, Usulca. Geçip de sokaklarından, Usulca. Uçuşan saçlarında gül, Bir de Gözyaşı… Eteklerinde defneler, Bir de Gözyaşı… Evlere seviler sunar Övünçle, Takınıp da bayrakları Sevinçle. Böylece geçip de gider Sevinçle, Daha kuşlar uyanmadan Erkenle. Ah okşayıp başlarını Sevgiyle, Al kanlara bulaşarak Her sabah… Böyle sessizce, sessizce Dağılıp, Gün inerken […]

Continue Reading