DOĞU TABLETLERİ- 60. TABLET, GİLGAMEŞ

DOĞU TABLETLERİ   Altmışıncı Tablet, Gilgameş Evrenin mücevherinden yaratılan kimdir, Dört kitabın temelini bilgelikle derinden atan? Nasıl kurduysa Uruk surlarını en öne geçip, Sumer’in oğlu, gösterdi ölümsüzlüğün yolunu da. Kal Kam Aş! Gal Gam Eş! Dediler evvel, Bilgi ilahi güçle yoğruldu, ses yayıldı yeryüzüne. Sırlandı çileli bilgi, dokuz canı bir doğurdu: Gilgameş dediler adına, ölümsüzlüğü […]

Continue Reading

DOĞU TABLETLERİ- 130. TABLET, SEYYİD NESİMİ

  DOĞU TABLETLERİ   130. Tablet, Seyyid Nesimi Yaz dedi bana da Sümer ereni, âlemler, kelamlar sultanı: Kalemin demirden, defterin taştan, aklın arştan olsun. Bilgelerin emridir: Kalbe sunulan kamunun aklına dolsun. Dedi ki Âlemlerin Rabbi: Oku eserimi, söyle ey Nesimi! Höykürdü azgın softa: Kes sesini, keserim o Türkçe nefesini. Ulu ozan ulu kitaba koydu elini, […]

Continue Reading

YÜKÜMLÜ HÜKÜMLER- EMEĞİN DİRİLİŞ HÜKÜMLERİ

YÜKÜMLÜ HÜKÜMLER    Emeğin Diriliş Hükümleri   I. Emek, en yüce erektir, emekçi gök konağa direktir, Mücadele birliği pektir, emekçi eylemiyle direnecektir: İnsanlığın varlığına göz dikip variyet yığanların vay haline, Sırat-ı müstakim üstünde, ezdiği halka hesap verecektir. Milli devlet kalkıp, doğrulup başına çökecektir ol zalimin, Sömürüyle semirenler, servetlerinin dibine gömülecektir. Emeğin çalındığı yerde, feryadı bitmez […]

Continue Reading

YÜKÜMLÜ HÜKÜMLER- KATİL NATO HÜKÜMLERİ

YÜKÜMLÜ HÜKÜMLER   Katil NATO Hükümleri! I. Ey NATO! Hey North Atlantic Terrorist Organization! Çanak antenlerini, yeraltı kulaklarını aç da, hükümleri iyi dinle. Yancı yalancını, soylu soysuzunu, dolandırıcını saymazsak, Hiç adamın, madamın kalmadı, cesedini Şeytan bile almadı: Dün dünyanın kanını emdin, kemiğini kırdın, umudunu söndürdün. Yiyip bitiremedin yerküreyi, tüketemedin güzeli, iyiyi, haklıyı, Akdeniz’i kaynattın, dondurdun […]

Continue Reading

DOĞU TABLETLERİ- 131. TABLET, KABİL İLE HABİL VE ZABİL

DOĞU TABLETLERİ   131. Tablet, Habil ile Kabil ve Zabil Bilmediğin asırların bilmediğin günlerini düşündün mü hiç? O günlerin bilemediğin saatlerini, dakikalarını, anlarını… Karanlık anıların anılarını, gelgitleri tokuşan acı yanlarını, Görmediğin darbelerin, görünen ağrılarını, sancılarını… Sen karıncanın nabzını tuttun mu, ağlayan keçi gördün mü? Söyle bilelim ey Âdemoğlu, görevin nedir, sen hoş gelişsin, Hiç toprağa […]

Continue Reading

KUTLU SÖVGÜLER- XII. Riyadkârlar Bildirisi

KUTLU SÖVGÜLER   XII. Riyadkârlar Bildirisi, Amerikan Ninnisi! Ah ne kadar isterdim, sinsi ihanetkârları hicvedip yermeyi, Hatta bebeğe saldıran bir yılanı, taştan taşa çalar gibi, Arzu ederdim zalimin hizmetkârı, marifetinizi yere sermeyi. Hele sizleri, akıl küpü fesatla, özel çıkarla doldurulanları, Mefistofeles yapay zekâsının robotlarını çölde otlatmayı: Ey kullanışlılar kamburunuzla, develiğe bile layık değilsiniz. Gözünün içine […]

Continue Reading

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER- SADIK OĞUL MÜCTEBA

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER   Sadık Oğul Mücteba مصطفیپسر قهرمان Bir de işe koşulan vardır, suyu arar, ışığı avuçla getirir, Sadakatli oğuldur, bizim Ferhat, dağları yarar da gelir. Şirin de bilir elbette, onun ataları kayaları eritirdi: Bir varmış bir yokmuş değil, ölümsüz yaratılmış belli, Tuğla üstüne tuğla, Fars dirliği üstüne Asya birliği: Karşısında, en büyük insan […]

Continue Reading

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER- FARS PARSI KÜKRÜYOR

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER   Fars Parsı Kükrüyor پلنگ ایرانی غرش می کند. (İran aslanının kükremesi, Amerikan ve Siyonist emperyalist ordusunu ezip geçecektir.) غرش شیر ایرانی، ارتش امپریالیستی آمریکا و صهیونیست را در هم خواهد کوبید. Sübhanallah ile kıyama kalkıp Arzı Ala’ya yürüyen Âlidir! “Şehadette, Cesarette, Feragatte eşitlik”* sağlayan veli: Ey Hamaney! İnsanlık için canını sakınmayan […]

Continue Reading

DOĞU TABLETLERİ 93. Tablet, Firdevsi

DOĞU TABLETLERİ 93. Tablet, Firdevsi Gel ey şairler şahı, bak hele şu memleketlerin haline, Şu zulüm padişahlarının Küresel Kerbelâ’sına bir bak. Biliriz, Rabbin özünde gizemli görünme eğilimi vardır ki, Gel hele, şu yerlerine, göklerine elden çıkışına bak da, Varlıkların canı nasıl bir cefa altındadır, gör de bize söyle. “Ben gizli bir hazineydim, bilinmek istedim…” sevgiyle, […]

Continue Reading