Çürüyenlere Dair

Çürüyenlere Dair Onlar çürüyenlerdir, ölüme üreyenler, Çürürler ağır ağır, acı duymazlar. Saldırırlar insana kalubeladan beri, Sömürürler hayat ağacının iliğini, aymazlar. Mecliste, mescitte, her cinste onlar. Yemekte, Rabbin yamacına otururlar, Halkı kırdırırken bürünürler hak suretine. İmanları semirir yurttaş etiyle, Aynı dili konuşurlar, eksiksizdir imlaları. Yaktıkları ateş insan üşütür. Çürürler yedikçe, içtikçe, nefes aldıkça, Emerler umudun özünü, […]

Continue Reading

Filistin Ağıtları- 21. Ağıt- İstikrarlı Cinayetler

Filistin Ağıtları- 21. Ağıt- İstikrarlı Cinayetler   (Kudüslü dokuz Tef,  katliam alanının kenarına bağdaş kurup oturur… Canını kurtaramamış Tanturalı bir Ney ayakta, Gazzeli genç bir Kanun ön sırada, kara saçlarını yüzüne dökerek, dokunaklı eski bir çöl şarkısı mırıldanmaya başlar.)   Ya haram! Ya haram! Dur ey zalim, dur ey zaman. Öldür öldürebildiğin kadar: Vurarak, kırarak, […]

Continue Reading

Filistin Ağıtları- 25. Ağıt- Toprak Yiyen Kavim

Filistin Ağıtları- 25. Ağıt- Toprak Yiyen Kavim   (Toprağa bağdaş kurmuşiki yaralı Ut ve üçArap Kemaninlemektedir… Yandan giren Dokuz Asya Davulu,gök gürültüsüyle dönerler.) Toprak yiyen kavmi görmediniz mi, lanetli? Gelin görün o zaman, haydi gelin yakından görün: Ruhuna rahmet okutuyor Kudüs yıkan Romalı Titus’un. Bakın nasıl kuşatmış körpe hayatı ölüm hücreleriyle? Çökertmişler Ruh-ul Kudüs’ü dizüstü […]

Continue Reading

Filistin Ağıtları- 20. Ağıt- Nefreti Gözüne Perde Yaptın

Filistin Ağıtları- 20. Ağıt- Bilderberg Batakhanesinin Ayakçısı (Cenin meydanında ağıtçı kadınların iniltileri Batı Şaria göklerinden ince bir sis gibi yayıldı… Acı Akdeniz’e yayılırken, Filistinli kızların, parçalanmış Cesetler üstünden geçen zılgıtları, Devlet Meclislerinin ağır kapılarına dayandı.) Haydi, itiraf et, paraya tapmadığını söyle de görelim. Anlat bakalım mazlum halklardan kan emme işini, İkrar et de dünya öğrensin, […]

Continue Reading

Bismil Şehitleri Destanı

Bismil Şehitleri Destanı Eyy yiğitler yiğitler! İlle ille Muhyettin. Bir de yeğeni Ömer. Ömer dünyaya bedel. Ay kıyamaz bakmaya, Yıldız Ömer’i över, Amca yeğen yürürken, Dağ durur boynun eğer. Sabahın ertesinde, Çift ceylan terkisinde, Yıl iki bin sekizdi, Temmuz, on yedisinde, Yanında yoldaş eşi Ve gelinler güneşi, Bismil’e gider iken, Kamberli yöresinde. Eyy şehitler şehitler! […]

Continue Reading

Beklenen Çağrı

Beklenen Çağrı (Bir Kuşak Bir Yol Senfonisi.)* Nicedir beklenen çağrı bugün geldi. Yere düştü elinden kılıcı zalimler zaliminin. Bilir misiniz kutlu çağrı kimden geldi? Bir güneş kızardı sosyalizmin göklerinde. Benzi soldu o anda halk düşmanı cellâdın. Hangi koç yiğidin çağrısıydı bu gelen? Vaktinde yetişen halkın ölümsüzlük meyvesi. Kaya diplerinde çiçekler şenlendi birden, Ağlayan bebek güldü, […]

Continue Reading

Bayrağı aldı çıktı gitti

Bayrağı aldı çıktı gitti Şiirin hepsi bu kadar, sadece tek dize: Bayrağı aldı çıktı gitti! Ne yapacaksın adını, işini, yaşını? Ne yapacaksın sarışın mıydı, esmer mi? Çakır mıydı, ela mı, zeytin gözlü mü? Bayrağı aldı çıktı gitti. Şiirin tümü bu kadar, dört ağır sözcük: Bayrağı, aldı, çıktı, gitti. Niçin soruyorsun erkek miydi, kadın mı? Acaba […]

Continue Reading

Azad Karabağ

Azad Karabağ (Karabağ’ın kara bahttan kurtuluşunun 2. Yılı Türk dünyasına kutlu olsun… Başkan Aliyev’e ve Azerbaycan’ın yiğit kadınlarına, erkeklerine selâm olsun.) Bir kartal var, Kafkas kartalı, on sekiz bin yaşında, Kanat açar sonsuz aşkla, Azerbaycan göklerinin arşından. Kartal gözü, süzer beş kıtayı, beş denizi baştanbaşa: Kurtarır çaydan geçen karacayı, korur su içen karıncayı, Yakalar zalimi […]

Continue Reading

Aylan Bebeğin Ölüm Oyunu

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER Aylan Bebeğin ölüm oyunu Tamam, ben gözlerimi kapatıyorum, Angela teyze sen füzelerini göstererek gönder, Sonra kiliseye git, dokuz el günah çitile. Barack Obama sen katilleri eğit, bir güzel donat, İstifini bozmadan istavroz çıkart, rahatla: Baba Bodrum’a gelsin, oğlunu sahilde görsün. Bakın ben yüzümü tuzlu kuma gömüyorum, Kırka kadar sayıyorum, sağım solum ay […]

Continue Reading

KABİLDE SON TANGO -1

  Kabil’de Son Tang *Hiçbir korkuya benzemez halkını satanın korkusu!* Nazım Hikmet   Hayrola kardeş, yolculuk nereye, böyle pür telaş Böyle can havliyle, böyle Air Force ile sarmaş dolaş? İnsan olan yurdunu satar mı ey Khalil kardeş, Hiç utanmaz mı insan öz evinin toprak duvarından? Adam olan anasını satar mı hiç it pazarında, Nereye kaçırıyorsun […]

Continue Reading