Sivas’a Yakılan Türkü

Sivas’a Yakılan Türkü Gene temmuz ayı geldi, yavrular yandı, Sivas elinin kahrı yaktı kül etti, Tutuştum yandım ben de, kalkışın dostlar. Yanman daha, yanışman dostlar. Al Madımak’ta, lâl dumanda bakışırken siz, Ah ne olurdu, ben olsaydım iki gözünüz, Konuşurken siz, ben olsaydım bal ağzınız. Ölmen daha, ölüşmen dostlar. Gül biter kollarınızda, semah dönerken siz, Kanat […]

Continue Reading

Savaşı Anayurt Kazanacak

Savaşı Anayurt Kazanacak Savaşı anayurt kazanacak. Dişiyle tırnağıyla, yavan aşıyla, Kırık kanadı, dertli başıyla, Savaşı anayurt kazanacak: Yüce dağ başında yanan ışık. Savaşı anayurt kazanacak: Havada şahin kuşu, suda kılıçbalığı, Toprakta kırmızı karıncasıyla. Dağlanmış ciğeri, kopmuş bacağı, Sırtında ihanet yarasıyla. Anayurt eğilmedi hiç, Eğilir mi yağlı meşe direği, Deli gönül, çatal yürek. Savaşı işaret parmağı […]

Continue Reading

Sapmışlara Benim Sözüm

Sapmışlara Benim Sözüm Gel ey şair, dök sözün cevherini güne, Kır kandilini gecenin, dökülsün şafak Meşhed’e. Bir nasihat eyle, zalimle konup göçene, Anlat adamın merdini, söyle namerdini gitsin. Sorsun ahvalini Zaloğlu Rüstem, mazlum milletin, Şiirle yetişmiş memleketlere ne oldu böyle? Onlar bozguncu boyu, boz çakalları Asya’nın, Türk düşmanı, Fars düşmanı, Arap düşmanı hem de, Bilirim […]

Continue Reading

İSYAN HAKLARI- Ruhum Seninle Ey Ülke!

İSYAN HAKLARI Ruhum Seninle Ey Ülke! Şimdi ne olacak? Söyle şair! Şimdi, şimdi! Yazılabilir mi acaba zor günlerin narası, Aşılan dağın, geçilen yarın, devrilen kara devrin? Ağıt mı, yanık türkü mü, isyan havaları mı? Yoksa, ayaklanma çağrısı mı büyük bozkırda? Hiç bırakmadım seni, hiç bırakılır mı, söyle! Yunus’tan beri Ferhat, Kerem, Mecnun yolu bu. Ülkemsin […]

Continue Reading

İhanet Sureleri

İhanet Sureleri   BİİİR Varlığı inkâr eden, doğan güne şirk koşan kimse, İnsan kalbini bozup düşlerini boğan her kimse, Yedirip içirenin, giydirip kuşatanın, kayırıp kollayanın, Oğul kız verenin azabından kurtulamayacak. Ant olsun, Atlantik despotları kamunun ateşini tadacak: Elbette yerli uşakları ve zalim efendileri de birlik. İKİİİ Kuşku yok ki, Şeytanın kayrasına kapılan kimse, Gaflete dalıp […]

Continue Reading

Çağrıların Çağrısı

Çağrıların Çağrısı Bir çağrım var kutlu, ışıklı bir çağrı bu, bizim Asya’ya, Başkan Xi’nin, rüyasını kurduğu, açık seçik bir çağrı dünyaya. Bir mektubum var kuşlu, allı pullu, sevgi ve hasret yüklü, Yazılmış ışıktan kâğıtlara, ışıktan mürekkeple, ışık harflerle. Bir mesajım var, resim dolu, destan dolu, şiir dolu, Çinili bal çanağım benim, bilgi dolu, aşk dolu, […]

Continue Reading

Öncü Ana Hacire

  Öncü Ana Hacire Siz beni bilirsiniz, ben de iyi bilirim sizi, Ben Hacire Ana, doluyum yıldızla ayla, Nasıl doluysa Aslanlı Çeşme arınmış suyla. Gökyüzü gibi döşüm, başım dik, uludur, Buğday başağı gibi kollarımda umudumuz, Gör ki dünya alçak, âlem kalleş doludur. Ağlatır beni zarı ile toprağa giren delikanlılar, Fitillenir kederim, kırk yıldan beri budur, […]

Continue Reading

İSYAN HAKLARI- Otyam’a Ululama

  İSYAN HAKLARI Otyam’a Ululama Ulu Otyam aşk atına bindi gitti, Kırklar Dağın aştı, Görmediyseniz görün, yerler göklerle karıştı, Renkli Türkçe masallarla beşik gibi salladı salını. Yücesinden seyran edin, kuzu kurt ile barıştı, Mayınlara basa basa yürür, Filiz de salını salını. Kolları kaplanlı, ceylanlı, ak oğlaklı, kızıl keçili, Başı güvercinli, Zümrüdüankalı Otyam’ı seyredin: Atının kuyruğunu […]

Continue Reading

Onurun Adı Demirtaş Ceyhun

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ Onurun Adı Demirtaş Ceyhun Ne söyleyebilirim, ağabey, Seni nasıl anlatabilirim, ağlamadan. Nasıl anlatılır savaşçının yayı, Fırlatılan ok, yeryüzüne çağrılmadan. Köşe taşları yuvarlanmaz, En dik yamaçlardan atılsalar bile, Sonsuza doğru kayar, kayar da Köşe taşları yurt kurar. Kaç bin yılın ağırlığı göğsünde, İlk fedainin sırrını taşır. Köşe taşlarının yüreği yanar da Köşe taşları […]

Continue Reading

On İki Makam Senfonisi 

On İki Makam Senfonisi Seyfeddin Aziz’in vatansever anısına. Büyük Nağme Ey Asya, yurdum yuvam benim, İşte geldim huzuruna, makamına durdum. Sana sesleniyorum Urumçi kapılarından, Ben ozan oğlun senin, Aprinçor Tigin ilk adım. Maddenin nurunu bozkırın özünde buldum, Büyük insanlığa kurdum tarihin saatini. Ey Asya, kolu kanadı yirmi birinci yüzyılın. Oğulların donattı, sundu kardeş sofrasını, Dünyanın […]

Continue Reading