Sığınmacı Fatıma

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER Sığınmacı Fatıma Ya ilahiyat, ey ya dilsiz Rap, ey âlemi hayat, Söyle kimsin, kimdir bu beşeri hayvanat? Adım Fatıma, Halepli garip ana, sığınmacı olduk ya, Sığmıyoruz ne Avrupa’ya, ne başka kıtaya. Aynalı beşiğe sığan sabi, sığmıyor koca dünyaya, Küçücük evimize, yekvücut sığıyorduk ama. Mevtamızı yıkayamadan, bir beze saramadan, Düktüler yola hasta, esir, […]

Continue Reading

Saray Sofrasının Soytarısı

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER Saray Sofrasının Soytarısı Yetmedi mi topladığın şefkat sadakası, Çöktün yine sıdk ile mihverine mali yazının, “Yetmez, ama evet!” ile uydun imama. Kuruldun muktedirin saray sofrasına, bir zaman, İhaneti keyfiyetle okşattın tartak başını, Bin buse kondurdun parmak emdiğin yüzüğe: Ulusalcı dalgayı aşabildin mi, sol koldan? Dervişliğe vurup işini, deruni ihanete devam, Doldurdun cebine […]

Continue Reading

Genişletilmiş BOP oyunu

  BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER Genişletilmiş BOP oyunu Tamam, ben gözlerimi kapatıyorum. Angela teyze sen füzelerini göstererek gönder, Sonra kiliseye git, dokuz el günah çitile. Barack Obama sen katilleri eğit, bir güzel donat, İstifini bozmadan istavroz çıkart, rahatla: Baba Bodrum’a gelsin oğlunu sahilde görsün! Bakın ben yüzümü tuzlu kuma gömüyorum, Kırka kadar sayıyorum, sağım solum ay […]

Continue Reading

Ölüm Çocuk Oyuncağı

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER Ölüm Çocuk Oyuncağı Ölüm çocuk oyuncağı elden ele, evden eve, Dünyayı gezen ecel, çocuk oyuncağı oldu nicedir, Satılıyor küresel pazarlarda terörist belgesiyle: Tezgâha gel tezgaha, demokrasini sevindir! Barış, kardeşlik diye konuşan, akıllı oyuncaklar, Düğmesine basınca kıvırtanlar, saz çalanlar… Zırhlı tanklar, obüsler, mini mayınlar, Tomahawk’lar, Say sayabildiğin kadar, topu ileri teknoloji ürünü, Aralarında […]

Continue Reading

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER- Milli Kuvvetlere Çağrı

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER Milli Kuvvetlere Çağrı Bu çağrı dağlardan dağlara, Yollardan yarlardan aşan bu çağrı, Fırat’ın gövdesinden kollarına, Kutsal ağaçtan kutlu tohumuna… Bu çağrı isyanın yatağından, Gül donanmış tabancanın sapından, Bu çağrı Yesevi ulularından Bu çağrı anadan kurt doğanadır. Senden, benden, partiden değil, Bu çağrı doğmamış çocuktan, Öpülmemiş ağızdan kopup gelen, İlk Adem’den son torununa, […]

Continue Reading

Mesajların Mesajı

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER Mesajların Mesajı (Dijital İpek Yolu Sempozyumuna sunulan şifreli söz öbekleri.) Bir mesajım var kutlu, ışıklı bir mesaj bu, bizim Asya’ya, Başkan Xi’nin, rüyasını kurduğu, açık seçik bir çağrı dünyaya. Bir mektubum var kuşlu, allı pullu, sevgi ve hasret yüklü, Yazılmış ışıktan kâğıtlara, ışıktan mürekkeple, ışık harflerle. Bir mesajım var, resim dolu, destan […]

Continue Reading

Li’yi Gördüm Düşümde

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER Li’yi Gördüm Düşümde Li’yi gördüm düşümde, bizim Doktor’u. Çin’e gitmişim, iniyorum Wuhan treninden, Yürüyorum yara yara kardeş kalabalığı, Kucaklaşarak ilerliyorum yolda dostlarla. Caddeler cıvıl cıvıl insan kaynıyor, gök mutlu, Kanatlanmış uçuyorum Li’ye doğru Wuhan şehri, hayalet şehir olmuştu hani. Yoldaşı görmeye gidiyorum, bizim Doktor’u, İçim sevinçli, günışığı gibi aydınlık yürek. Yürüyorum gövermiş […]

Continue Reading

Kanlı koridor

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER Kanlı koridor Evinin yolu değil bu, ne de bağın bahçenin, Gireyim dersen kanlı koridora, öleceksin. Kulak ver sözüme: “Qantır nazê xwê şin nayê!” “Katır doğurmaz, tuz yeşermez,” diyor mele, Kuş yuvası yıkılıp da puşt yuvası yapılmaz. Gireyim dersen kanlı koridora, öleceksin. Huma kuşu semtine uğramaz, turna yolu bulmaz. Mazlumlar mazlumu, uyur uyanık […]

Continue Reading

Krala öğütler

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER Krala öğütler Ebedi, ezeli halka, hakikate sadakatle oku! Dokunma Kral, uğraşma şairlerle, öğüdümü iyi dinle, Bırak elleme, neftli çıraya çakma, ateşle oynama. “Ateş olsa cürümü kadar yer yakar” deme Kral, Deme ey sefa sarayı kuru asma damından çürük. Ah etse yanarsın, Sahra çölleri gülistan gelir adama. Aklını başına topla Kral, deme şairin […]

Continue Reading

Krala Kırk Satır

BOYUN EĞMEYEN ŞİİRLER Krala kırk satır Kralı tanır mısınız, şatafatlı soytarılar şahını? Korkunun çöllendiği yerde çöreklenen yılanı, Kralı tanır mısınız, Karabistan mülkünü soyanı? Müslümanların kalbine saplanmış mızraklı ilmihaldir, Kara bıçaktır gömülmüş insanın aydınlık beynine. Biletir mezhep palasını İngiliz‘in bileği taşında, Kafatasında taşır kestirdiği başlardan dökülen kanı. Kralı tanır mısınız, şu ahir zaman Firavunu’nu? İnsan canı […]

Continue Reading