DOĞU TABLETLERİ – 109. Tablet, Yesevî

DOĞU TABLETLERİ   109. Tablet, Yesevî I Öğütür âdemi, âlemin değirmen taşları arasında: Yaşam tersliği var mıdır, birbirine yol, menzil olan? Sırlar ırmağı döndürür azgın çarkını feleğin. Oluktan dertli akar ak un, kimdir o, kula kulluk eden? Benzer birbirine yazgılar, Horasan’da, acı içinde. Ömür daha da uzayıp gitse, daha çabuk ölüme koşsa, Aslında benzemez, bir […]

Continue Reading

DOĞU TABLETLERİ- 60. TABLET, GİLGAMEŞ

DOĞU TABLETLERİ   Altmışıncı Tablet, Gilgameş Evrenin mücevherinden yaratılan kimdir, Dört kitabın temelini bilgelikle derinden atan? Nasıl kurduysa Uruk surlarını en öne geçip, Sumer’in oğlu, gösterdi ölümsüzlüğün yolunu da. Kal Kam Aş! Gal Gam Eş! Dediler evvel, Bilgi ilahi güçle yoğruldu, ses yayıldı yeryüzüne. Sırlandı çileli bilgi, dokuz canı bir doğurdu: Gilgameş dediler adına, ölümsüzlüğü […]

Continue Reading

YÜKÜMLÜ HÜKÜMLER- EMEĞİN DİRİLİŞ HÜKÜMLERİ

YÜKÜMLÜ HÜKÜMLER    Emeğin Diriliş Hükümleri   I. Emek, en yüce erektir, emekçi gök konağa direktir, Mücadele birliği pektir, emekçi eylemiyle direnecektir: İnsanlığın varlığına göz dikip variyet yığanların vay haline, Sırat-ı müstakim üstünde, ezdiği halka hesap verecektir. Milli devlet kalkıp, doğrulup başına çökecektir ol zalimin, Sömürüyle semirenler, servetlerinin dibine gömülecektir. Emeğin çalındığı yerde, feryadı bitmez […]

Continue Reading

YÜKÜMLÜ HÜKÜMLER- KATİL NATO HÜKÜMLERİ

YÜKÜMLÜ HÜKÜMLER   Katil NATO Hükümleri! I. Ey NATO! Hey North Atlantic Terrorist Organization! Çanak antenlerini, yeraltı kulaklarını aç da, hükümleri iyi dinle. Yancı yalancını, soylu soysuzunu, dolandırıcını saymazsak, Hiç adamın, madamın kalmadı, cesedini Şeytan bile almadı: Dün dünyanın kanını emdin, kemiğini kırdın, umudunu söndürdün. Yiyip bitiremedin yerküreyi, tüketemedin güzeli, iyiyi, haklıyı, Akdeniz’i kaynattın, dondurdun […]

Continue Reading

DOĞU TABLETLERİ- 131. TABLET, KABİL İLE HABİL VE ZABİL

DOĞU TABLETLERİ   131. Tablet, Habil ile Kabil ve Zabil Bilmediğin asırların bilmediğin günlerini düşündün mü hiç? O günlerin bilemediğin saatlerini, dakikalarını, anlarını… Karanlık anıların anılarını, gelgitleri tokuşan acı yanlarını, Görmediğin darbelerin, görünen ağrılarını, sancılarını… Sen karıncanın nabzını tuttun mu, ağlayan keçi gördün mü? Söyle bilelim ey Âdemoğlu, görevin nedir, sen hoş gelişsin, Hiç toprağa […]

Continue Reading

KUTLU SÖVGÜLER- XII. Riyadkârlar Bildirisi

KUTLU SÖVGÜLER   XII. Riyadkârlar Bildirisi, Amerikan Ninnisi! Ah ne kadar isterdim, sinsi ihanetkârları hicvedip yermeyi, Hatta bebeğe saldıran bir yılanı, taştan taşa çalar gibi, Arzu ederdim zalimin hizmetkârı, marifetinizi yere sermeyi. Hele sizleri, akıl küpü fesatla, özel çıkarla doldurulanları, Mefistofeles yapay zekâsının robotlarını çölde otlatmayı: Ey kullanışlılar kamburunuzla, develiğe bile layık değilsiniz. Gözünün içine […]

Continue Reading