ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ- Türkiye’nin Üzerinde Dolaşan Fırtına

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ Türkiye’nin Üzerinde Dolaşan Fırtına Türkiye’nin üzerinde bir fırtına dolaşıyor, Ağır bir fırtına, yoldan çıkmış, Dolaşıyor, düşe kalka, işsiz güçsüz, Dolaşıyor, toplanıp dağılarak, gece gündüz. Türkiye’nin üzerinde dolaşan fırtına, İş arıyor aklına, yüreğine, bileğine, Yaratan, kahreden emeğine, İş arıyor, doğacak bebeğinin yaşam hakkına. Türkiye’nin üzerinde bir fırtına dolaşıyor, Ağrılı bir fırtına, yarı aç, […]

Continue Reading

KUZEYİN OĞLU- Kuzeyin Oğluyum Ben

KUZEYİN OĞLU Kuzeyin Oğluyum Ben Kuzeyin oğluyum ben, doğurdu beni yağmur, Defneler, kara dalgalar arasında. Gördüm kendi yüzümü kayıp giderken, Karanlık göklerde, ay sonrasında. Kendi küçük şarkımı defterime yazarken, Dolandı başımda ölüm muştucuları. Ah, o parlak ışıkları sakladım yüreğimde, Yeşil yeller içinde, uçurumlar aşarken. Kuzeyin oğluyum ben, korudu beni deniz, Acılı otlar, Falgoz kayaları arkasında. […]

Continue Reading

Cahit Zora’ya Yiğitleme

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ Cahit Zora’ya Yiğitleme Nereden gelirsin? Bayrampaşa’dan. Kime konuk oldun? Bir yiğide. Adı nedir bu yiğidin? Cahit Zora, derler. Sana ne sundu? Yüreğini. Yüreği nasıldı? Gökyüzü gibiydi. Yüreği nasıldı? Yeryüzü gibiydi. Yüreği nasıldı? Çobanyıldızı gibiydi. Bu yiğit ne iş yapar? Gönül yapar. Kimin gönlünü yapar? Senin, benim. Dükkanı var mıdır? Doksan dokuz kapılı. […]

Continue Reading

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ- Ölümüne Yaşam Hakkı

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ Ölümüne Yaşam Hakkı Niçin geldik Ankara’ya, niçin toplandık? Sade kendi ekmeğimiz için mi? Evimizden, çocuklarımızdan uzakta, Uzakta barıştan, yurttaşlık haklarımızdan. Diyarbakır’dan, Tokat’tan, Bitlis’ten geldik, Karıştık İzmir’le, Muş’la, Samsun’la, Sarıştık türküyle, halayla, narayla… Dönmek için değil, ölmek için geldik. Yol boylarında naylon çadırlardayız, Altındayız fesat yağmurlarının. Kara kar gibi yağıyor gözdağı, gözbağı… Altındayız […]

Continue Reading

Gidin, Gidin Söyleyin

FİLİSTİN AĞITLARI 6. Ağıt, Gidin, gidin söyleyin (Yaşlı bir ut, eski çarşının kapısından girer. Evvel ahir herkes oradadır… Kara gözlü bir ney, sürmeli bir kanun ve hızmalı bir tef de takip eder.) Gidin, gidin söyleyin, Cenin’i geceye anlatın. Gözlerinizde kaldığı kadarını anlatın, Yeter ağlamak için. Anlatın sağır kardeşe, Kör akrabaya, Cehennem’den daha yakıcı ne varsa, […]

Continue Reading

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ- Büyük Zafere Selam

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ Büyük zafere selam! (Asya’nın üç öncüsü Lenin, Atatürk ve Mao’ya saygıyla.) Selam başkana… Mao Zedung’a. Ve ayağa kalkan büyük halka. Yirmi milyon şehide tek tek selam. Selam düşmanı yenen halk ordusuna, Büyük duvardaki uyanık taşa da. Büyük yürüyüşe ve büyük yetkeye, Selam Sun Yat Sen’e, Deng Xiaoping’e, Büyük haklılığa ve büyük birleşmeye… […]

Continue Reading

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ- Havada Duran Bebek

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ Havada Duran Bebek Almanya’da bir bebek var, havada durur, Havada yer içer, havada oynar, havada uyur. Almanya’nın Ludwigshafen şehrinde, Danzing Meydanına bakan köşede, Bir Türk bebeği var, adı Onur, havada büyür. Almanya’da bir bebek var, boşlukta yürür. Meleklerin yakıldığı evin önünde, Fırlamış alev kundağından, Seyrediyor Ren Nehrinin yorgun sularını, Seyrediyor “Evrensel İnsan […]

Continue Reading

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ- İtfaiye Erinin Ateşli Uyarısı

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ   İtfaiye Erinin Ateşli Uyarısı Yangın yerinden sesleniyorum, size! Sesleniyorum müstahkem mevkinize, Ateş içindeyiz şu an, ateş içinde Yanıyor İstanbul, Ankara, Şırnak… Yanıyor hane hane, sokak sokak ülke. Tuzumuzu, bezimizi, gazımızı yaktınız, Yüreğimiz, beynimiz ateş içindedir. Kahvaltı masamızı boz dumana boğdunuz, Ateş içinde anamız, avradımız. Ateş içinde attık imzayı, ölüme dayanarak, Zorla […]

Continue Reading

DOĞU TABLETLERİ Otuz Dokuzuncu Tablet, Uyarı

DOĞU TABLETLERİ Otuz Dokuzuncu Tablet, Uyarı Şehrimizin yolları her sabah uyarırdı bizi, Kaç kez isyana çağırdı evlerimizin kapıları. Karanlık Cennetle ışıklı Cehennemin birleştiği gün, Beş köşeli savaş yıldızı o gün parladı. Gösterdi refleksini sfenks, indirdi pençesini, Tek yürekli ejder, dört milyon ayakla yere bastı. Şehitlerle insanlar Tandoğan’da karıştı ilk, Vahşi doğan uyandı ve bıçakla yarıştı […]

Continue Reading

ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ- Tutuklamışlar Fırtınayı

  ZOR GÜNLERİN ŞİİRLERİ   Tutuklamışlar Fırtınayı Duydum ki tutuklamışsınız fırtınayı, Tutmuşsunuz, asla tutulamayanı… Duydum ki, ol şeytana uymuşsunuz. Hayırlı olsun, hayırlısı olsun, Kapatmışsınız odanıza bin borayı. Duydum ki, basmışsınız demirciyi, Ele geçirmişsiniz, ele gelmeyeni, Duydum ki örse, çekice uzanmışsınız. Hayırlı olsun, hayırlısı olsun, Tutmuşsunuz ağzından bin palayı. Demedi demeyin, diye diyorum, Yunus Emre’m öz […]

Continue Reading